Anasayfa / Günün Haberleri / Çerçeve yasada engel İYİ Parti mi, AK Parti neden korkuyor?

Çerçeve yasada engel İYİ Parti mi, AK Parti neden korkuyor?


Terörist elebaşı Öcalan’a ve PKK’nın örgüt kanadına genel af yolunu açacak, vekillerin görmediği, bizzat Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından hazırlanan rapor ve çerçeveyle “Terörsüz Türkiye” yasa tasarısı Meclis’e geldi.

İYİ Parti, sürecin başından beri komisyona üye vermeyerek tavrını en net çizen parti oldu. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu bununla da yetinmedi; “Bayrak Mitingi” adı altında mitingler ve halk buluşmaları organize etmeye başladı.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) ise herkesi bu konuda uyaran en net sol parti olarak terazinin diğer tarafında konumlandı. Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) ise butlan kararı öncesi komisyonda yer alan isimler YENİ Parti’nin kurucuları arasında yer aldı.

CHP meselesi bitti, şimdi imza meselesi başladı. Üç gündür ‘YENİ Parti çerçeve yasaya imza verecek mi, vermeyecek mi?’ diye tartışılıp duruyor; Özgür Özel ve kurmayları arasındaki kararsızlığın basına yansımasını izliyoruz.

Peki, komisyona üye vermek ne demek? “Ben bu taşın altına elimi koyuyorum” demek. CHP’yi komisyona katılmaya ikna eden kimdi, şimdi YENİ Parti’yi kararsız bırakan kim ya da ne? Bu soruyu ‘sözde’ muhalif medyada duymayacaksınız. Madem öyle, ben sormuş olayım.

YENİ Parti’deki bu anlamsız çelişkiyi çözebilmeniz için İYİ Parti’nin tavrını burada yeniden örnek vermek gerekiyor: Başta yok, sonda yok, imzada yok… İşte bu kadar tutarlı bir tavır.

YENİ PARTİ’NİN ÖNÜNDEKİ İLK ENGEL İYİ PARTİ İTTİFAKI MI?

Ankara’nın gri havasında, Meclis’in ve genel merkezlerin koridorlarında konuşulan hiçbir sır sahipsiz kalmaz. YENİ Parti’nin en büyük çekincesi, CHP’ye dönemedikleri takdirde seçimlerde İYİ Parti ile yapılabilecek olası bir ittifakta bu yasa konusunda çelişmek. Evet, yanlış okumadınız; Ankara koridorlarında YENİ Parti ve İYİ Parti yakınlaşması ile gelecek seçimlerde ittifak olasılığı kuvvetle konuşulur oldu. Buna Özgür Özel’in ittifak açıklamaları ve belki duymadınız ama Dervişoğlu’nun CHP’den kopmaya hazırlanan isimlere YENİ Parti formülü öncesi yaptığı “Kapımız açık” teklifi de dâhil…

İlerleyen günlerde bu olası ittifakın ayak seslerini daha yakından duyabilirsiniz. Şimdilik ben size fısıltısını ulaştırmış olayım. Bu ittifakın olasılığını CHP’nin kaderi belirleyecek; Kemal Kılıçdaroğlu ile “yola devam” denirse YENİ Parti, İYİ Parti’nin kapısını çalabilir.

Peki, bu durumda ne olur? Dervişoğlu gibi siyasette deneyimli bir isim, bagajında “Terörsüz Türkiye” gibi bir tasarıya imza bulunan bir yapıyla ittifaka şüphesiz sıcak bakmayacaktır.

Muhalefet cephesinde tüm bu hesaplar ve stratejik denklem kurulmaya çalışılırken, iktidar kanadında ise bambaşka bir endişe hâkim…

AK PARTİ’NİN KORKUSU GENEL AF ALGISI

Terörsüz Türkiye yasa tasarısı, terör örgütü lideri Öcalan’ın onayına da sunuldu, Erdoğan’ın masasına kondu ve şimdi Meclis’e sevk edildi. Sürecin başından beri AK Parti’nin bu işi hiç sahiplenmediği eleştirileri, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin kürsü söylemlerinin ciddiye alınmadığı her çağrıda kendini göstermişti.

Yalnızca bir örnek vereyim: “Ahmetler göreve, Demirtaş evine” dendiği hâlde ne Ahmetler göreve iade edildi ne de Demirtaş evine dönebildi.

Tarihler 18 Haziran 2026’yı gösterdiğinde YENİÇAĞ’da AK Parti kulislerinden sızan bilgilerle bir yazı kaleme almıştım. Erdoğan, Meclis’in tatile girmesinin önünü kesmiş, görev süresini ise uzatmıştı. Dolayısıyla KCK, PKK ve DEM Parti’nin açıklamaları da akla geldiğinde, bu işte bir iş olduğu düşünülmüştü. Öyle de oldu!

AK Parti korkuyordu… Tarih 18 Haziran 2026’yı gösterdiğinde YENİÇAĞ’daki köşemde ‘’Meclis Öcalan için mi çalışacak? AK Parti’nin korkusu genel af algısı mı?’’ isimli bir kulis haber kaleme aldım…

Haberde; “…Öte yandan DEM Parti tarafından çalışılan ve örgüt mensuplarının belli bir sürede Türkiye’ye gelip gitmesini öngören çerçeve yasa büyük riskler barındırıyor. Hukukçulara göre bu çerçevenin yasalaşması ciddi anayasal krizlere gebe. Düzenlemenin yalnızca PKK’lılar için geçerli olması Anayasa’nın ‘eşitlik ilkesi’ne aykırı. Dolayısıyla bu hükümlerin ‘genel affa’ dönüşmesi ve FETÖ hükümlülerinin de faydalanma ihtimali AK Parti için masadaki en büyük tehlike…

Bu tehdidi gören Erdoğan ve Bakan Gürlek, ‘Terörsüz Türkiye süreci tamamen TBMM’nin uhdesinde ve yargı paketlerinden bağımsız olarak ilerliyor’ diyerek FETÖ ile mücadelenin en titiz şekilde sürdüğünü ve ihanet şebekesinin hukuk önünde hesap vereceğini vurguladı.’’

Ve evet… Yasa tasarısı Meclis’e gelmeden son MYK’da Erdoğan’dan bir talimat daha geldi. Bu kez talimat şu yöndeydi: “Süreci iyi yönettik. Aynı hassasiyetle süreci tamamlamamız gerekiyor.”

Yanlış anlaşılma ve dezenformasyona karşı teşkilatların vatandaşlarla yüz yüze görüşmesinin istendiği aktarıldı.

Türkiye Gazetesi’nin aktardığına göre, saha çalışmalarında çerçeve yasanın genel af içermediği, kişiye özel statü tanımlamadığı ve ağır suçları kapsam dışında bıraktığı anlatılacak. Terörün sona ermesinin güvenlik, toplumsal dayanışma, ekonomi ve bölgesel istikrara katkısı vurgulanacak.

Türkiye Gazetesi başta olmak üzere “gereğini yapan” kalemler, bunu aylardır yerine getiriyor zaten. Abdulkadir Selvi’nin son yazısından dikkatimi çeken bir başlık vereyim size mesela: “Habur rezaleti yaşanmayacak”… Ne hoş, Allah razı olsun Selvi, içimize su serpildi.

Medyada muhalif bir yerde konumlandıysanız, gazeteciliğe ve hayata muhalif olarak başlayıp devam da ediyorsanız 23 senedir iktidarda olan AK Parti’den havadis almak zordur. Her duyduğunu kaleme almak da büyük risktir. Çünkü bazı haberler bilinçli servis edilir; muhalif isimlerin onayına açılır, “Bir de ondan duyulsun” denir.

Genç meslektaşlarımı bu hususta uyarmış olayım. Türkiye’de AK Parti’den haber alan ve bunu yazabilen kaç isim var derseniz hepi topu üç derim; bunu da not olarak eklemiş olayım.

‘’ÖCALAN PARTİSİ YOLDA’’

İsimlerin kim olduğu başka bir yazının konusu olsun ama yazının sonunda, bir ismin bundan yaklaşık bir yıl önce, 14 Eylül 2025’te Kısa Dalga’da kaleme aldığı yazıdan bir bölüm aktarayım:

“HDP kapatılmıyor ama DEM kapatılacak gibi. İçinde Türkiye olan yeni bir adla Öcalan yeni bir parti kurma hazırlığında. Parti programını da kendisi kaleme alacakmış. Bu bilgiler ikinci kaynaktan elde edilmiş kulis bilgileridir. Yeni parti Öcalan partisi olacak, yörüngesindeki, ona sahip çıkan parti değil. Kafasındaki genel başkan ise doğal olarak Selahattin Demirtaş değil, Pervin Buldan. HDP kapatılmazsa ve Demirtaş dışarı çıkabilirse, Öcalan da yeni partiyi kurarsa siyasetin Kürt cephesi de hayli hareketlenecek. İnsanın aklına da gelmiyor değil, burayı da bölmeyi başaracaklar mı?” diyordu Sedat Bozkurt

Şimdi sizi bir soru ile baş başa bırakayım… Öcalan parti kursa oy verir misiniz? Peki, Öcalan’a ve binlerce insanımızın, askerimizin katliam emrini veren PKK’lılara affın yolunu açacak tasarıya imza atmaya hazır mısınız?

Erdoğan neyin talimatını vermiş olursa olsun, bu bal gibi bir af yasasıdır. Bunu da biz değil, yıllarca hukuk danışmanlığını yapmış Prof. Dr. İzzet Özgenç açık açık kendisine mektup olarak yazmıştır. Biz onun yalancısıyız…

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir